Re

Rehber-i Hürriyet:

Resneli Niyazi'nin Geyiği Rehber-i HürriyetResneli Niyazi’nin beslediği geyiğin ismi. “31 Mart Vakası”na dağda beslediği geyiği ile birlikte katılmış ve bu nedenle geyiğin ismi dilden dile bir kahraman ismi gibi dolaşmıştır. Resneli Niyazi ve geyiği o kadar ünlü olmuştur ki o tarihten bu yana öyküleri konuşulagelmiş ve sonunda yazıya dökülmüştür. Resneli Niyazi Arnavutluk’ta dünyaya gelmiştir. Padişahın ordusunda yüzbaşı rütbesi ile görev yapan bir Osmanlı subayı idi. Kendisine sarayda yaverlik dahi teklif edilmiş iken meşrutiyetin ilanı ile “Hürriyet” sözcüğünü dilinden düşürmemiştir. Yunanlılarla yapılan “Dömeke Savaşı”na katılanlardan birisi de Niyazi Bey idi. Sultan 2. Abdülhamid’in saltanat sürdüğü yıllarda “İkinci Meşrutiyet”in ilanına yol açan ayaklanmanın liderliğini yapmış, Sultan Hamid’i devirmek isteyenlerin arasına katılmayı tercih etmiştir. Hem “Meşrutiyet” hem de “31 Mart Vak’ası”nda İstanbul’a gelen hareket ordusunun içinde önde gelenler arasındadır. “İttihat Terakki Cemiyeti”nin kararıyla, meşrutiyetin ilk günlerinden başlayarak Sultan Hamid idaresine karşı hürriyet isteyerek, emrindeki 160 askerle beraber 3 Temmuz 1908’de “Makedonya Dağları”na çıkmıştır. Resneli Niyazi dağa çıkarken, kışla cephaneliğinden adam başı iki tüfek, bol cephane ve kışla kasasından 550 altın almıştır. Kısa süre sonra emrindeki insan sayısı bini geçmiştir. Bu arada, “Saray”a durmadan telgraflar göndermiş ve Padişah’ı “Meşrutiyet”in ilanına zorlamıştır. Resneli Niyazi, dağlarda dolaşırken bulduğu bir geyik yavrusunu da kendisine alıştırarak hürriyet sembolü haline getirmiş ve bu geyiğe “Rehber-i Hürriyet” adını vermiştir. Resneli Niyazi hürriyet kahramanı, geyik de hürriyetin sembolü olmuştur. Niyazi Bey fesinin ön kısmına “Vatan Fedaisi” yazdırarak fotoğraflar çektirmiştir. Fotoğraflarda kendisi ve geyiği bulunmaktadır. Geyikli fotoğraflar çok beğeni toplamıştır. Halen Fulya’daki “Resneli Niyazi İlköğretim Okulu”nun girişinde, o meşhur geyiğiyle çekilmiş büyük bir fotoğrafı yer almaktadır. Sonunda Sultan 2. Abdülhamid’in, “Meşrutiyet” ilan etmek zorunda kalmasından sonra, Niyazi Bey de geyiği ile dağdan inmiştir. Selanik’e giden Niyazi Bey, geyiğiyle birlikte kahraman gibi karşılanmıştır. Hatta “Şu geyik bile hürriyetin kıymetini anladı” denilerek muhaliflere laf atılır. Daha sonra İstanbul’a Niyazi Bey ile birlikte gelen geyik “Gülhane Parkı”nda ziyaretçilere gösterilir. Gazetelerde “Şehrimizi şereflendirdi” manşetleri ile birlikte geyiğin resimleri yer almıştır. Geyik o kadar ilgi çekmiştir ki veliaht Reşad Efendi dahi görmek istemiştir. O sene doğan kız çocuklarına genellikle “Meral” yani “geyik” ismi konulmuştur. Resneli Niyazi adına “Neşide-i Hürriyet” ismiyle Karikopoulo Efendi tarafından marş dahi yazılmıştır.