22.03.2018 / Doğa Severlerden Uyarı: ‘Su Kaynaklarımızı Koruyalım’
“Ekosistemi Koruma ve Doğa Severler Derneği” (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü ve “EKODOSD” Bilim Danışmanı Yrd. Doç. Dr. Erol Kesici, “Dünya Su Günü” kapsamında açıklama yaparak su kaynaklarının korunmasına dikkat çekti.
“Birleşmiş Milletler”in 1993 yılında 22 Mart’ı “Dünya Su Günü” ilan etmesinden sonra da su kaynaklarının kirletilmeye, yok edilmeye devam edildiğini belirten Kesici, “Su, yaşam için yerine hiçbir şeyin konulamayacağı doğanın, canlının en önemli düzenleyicisidir. Su, hayatsa hayatı korumak gerekir” dedi. Kesici, suyu üretebilen tek fabrikanın ise doğa olduğuna dikkati çekti.
3 Milyar İnsan Ulaşamıyor
“Yeryüzündeki tüm canlı varlığının hayatını sürdürebilmesi, temiz ve yeterli su kaynaklarının ulaşılabilir olmasına bağlıdır” diyen Kesici, “Dünyada 3 milyara yakın kişi yeterli su ve temizlik, sağlık koşullarından yoksundur. Temiz suya düzenli bir şekilde ulaşamamaktadır. Dünyada her yıl ortalama 5 milyon insan temiz su ile ilgili hastalıklardan dolayı ölmektedir. Halen dünyada 2.8 milyar insan şehirlerde yaşıyor, bu rakam 2025’te 4.5 milyara yükselecek ve ciddi su sorunlarını beraberinde getirecektir. İnsanların üçte biri 2025 yılında şiddetli derecede su sıkıntısı çekecektir” ifadelerini kullandı.
Belediyeler Suyu Arıtmıyor
Türkiye’de günün teknolojik koşullarına rağmen suyu arıtan belediye sayısının yüzde 1’e bile ulaşamadığına dikkat çeken Kesici şunları söyledi:
“Sanayi tesislerinin, tarım alanlarının yoğun olduğu bölgelerde de bazı tesis ve belediyelerin (neredeyse nüfusun 60 milyonuna ait) her türlü atık doğrudan derelere, nehirlere, göllere ve denize akmaktadır. Buradan alınan kirli, ağır metal içerebilen sular tekrar tekrar içme-kullanma suyu olarak kullanılmaktadır. Bu durum akıl dışıdır. Hastalıktır, pahalılıktır. Toplumun yeterli, sağlıklı ve kaliteli suya erişimini sağlayacak önlemleri almak için musluktan akan suların güvenilir olması gerekir. Suyun, sınırsız tükenmez bir kaynak olmadığı, insanlara en iyi şekilde öğretilmelidir. Su kaynakları, çok sayıda ve uygun yerlere yapılmayan hidroelektrik santralleri (HES), baraj ve göletlerle kurutulmamalı. İnsanların suyu kirlettiği takdirde bu kirliliğin tekrar kendisine döneceğini bilmesi gerekir. Su ile suyun korunma ve kullanılmasıyla ilgili eğitim verilmelidir.”
Aydınlık Gazetesi - 22.03.2018, Perşembe
22.03.2018