17.07.2018 / İthal Anguslardan Herkes Yaka Silkti!
Et ithalatı serbest bırakıldıktan sonra, geçen yılki ithal büyükbaş hayvan sayısında adeta patlama yaşandı. Besiciliğe ve ekonomiye etkilerine ilişkin tartışmalar bir yana, çevreye olumsuz etkileri de ayrı tepkiye yol açtı.
“İskenderun Limanı”na bu yılın ilk altı ayında tam 151 bin büyükbaş hayvan tahliye edildi. Geçen yıl bu sayı, 21 bin 456 olarak kayıtlara geçti. Şimdiden yedi katına çıkan ithal hayvanlar, diğer adıyla “anguslar” ilçede yaydığı kokunun yanı sıra hayvancılıkla uğraşan ya da tüketen tüm İskenderunluların tepkisine yol açtı. Onbinlerce hayvanın limandan karaya indirilmesi sonucu kötü kokular dayanılmaz hal aldı, bulaşıcı ve öldürücü hastalıkların taşınması endişesiyle şikayetler arttı. Sonunda “İskenderun Gazeteciler Cemiyeti” (İGC) öncülüğünde, “İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası”nda (İTSO) “Angusların kentimize zararları ve çözüm önerileri” başlıklı bir tartışma toplantısı düzenlendi. Toplantıya meslek odaları, muhtarlar ve kitle örgütü temsilcileri katıldı, her alanda mücadelenin yürütülmesi kararı alındı.
Gemi Yanaşmadan Kokusu Geliyor
“İGC” Başkanı Veysel Cıncık, toplantıda yaptığı konuşmada, “Angusların kentimize verdiği zararların önlenmesini ve çözüm üretilmesini istiyoruz” dedi ve çevreye verdikleri zararı anlattı: “İskenderun limanından tahliye edilen anguslardan yayılan pis kokular yüzünden liman çevresinde yaşayan vatandaşlar son derece rahatsız. Sinekler canavarlaşmış, sineklerin ısırdığı çocuklar hastanelik olmuşlardır. Gemi limana yaklaştığında Arsuz ilçemizden İskenderun limanına yanaştığında hep beraber bu pis kokuları hissediyoruz. ‘Limak İskenderun’ için önemli bir kurumdur. Bunu kimse yadsıyamaz. Bir ticari firma para kazanacak diye vatandaş da mağdur edilemez. Kaymakamla görüştüm, kaymakamlık ‘Limak’ yetkilileri ile görüşmüş hatta bir cezai işlem uygulamış. Kaymakamlığın yapacağı sınırlı çünkü, Bakanlık kararı doğrultusunda ithalat yapılmakta ve limanlar kullanılmaktadır.”
Herkes Haberdar, Kimse Sorumlu Değil
“İTSO” Başkanı Levent Yılmaz da, durumun ilgili kurumlar tarafından bilindiğine, ancak kimsenin sorumululuk almadığına dikkat çekti: “Şikayetler üzerine ‘İskenderun Limanı’ işletmecisi ‘LimakPort’dan bize iki sayfalık rapor gönderildi. Raporda ithalatın yapılacağı bölgenin göz önünde bulundurulacağı, önlem alındığı söylenmekte. Angusların hangi limanlara geleceği ve tahliye olacağı belirtilmiştir. Bu limanlarımız Tekirdağ, İzmir, Bandırma, Derince, Samsun, Trabzon, Mersin ve İskenderun limanlarıdır. Bu angusların gelmesinden ve kötü kokuların yayılmasından şu kurumların haberi vardır: ‘İskenderun Liman Başkanlığı’, ‘İskenderun Gümrük Müdürlüğü’, ‘Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü’, ‘İskenderun Veteriner Sınır Kontrol Noktası Müdürlüğü’, ‘İlçe Emniyet Müdürlüğü’, ‘Deniz Liman Şube Müdürlüğü’, ‘TMO Şube Müdürlüğü’, ‘İskenderun Sağlık Denetleme Merkezi’... Hepsi de bağlı bulunduğu, birlikte çalıştığı kamu ve kurumların haberdar edildiği bilgisi dahilinde yapıldığı belirtilmektedir.”
28 Mahalle Koku Çekiyor
“İskenderun Çevre Derneği” yöneticisi Ercüment Kimyon da angusların karaya inmeleriyle birlikte 28 mahallenin koku altında kaldığını söyledi. Durumu, bir dilekçeyle yetkililere rapor ettiklerini aktaran Kimyon, ithal hayvanların çeşitli hastalıklara yol açmaması için nasıl kontrol edildiğini sorduklarını, ancak herhangi bir yanıt veya açıklama alamadıklarını belirtti.
“Limakport” Kenara Çekildi
İthal büyük baş hayvanların yaydığı feci koku ve bulaşıcı hastalık endişesi, şikayet konusu oldu, “İskenderun Limanı”nın özelleştirilmesinden sonra işletmeci “LimakPort” yönetimi, bir açıklama yaptı. Açıklamada, ithalatın “Bakanlar Kurulu” kararı olduğu ve sıfır gümrükle 500 bin adet canlı büyükbaş, 475 bin adet canlı koyun ve keçi, 75 bin ton büyükbaş hayvan eti ithalatı için “Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü”ne yetki verdiği kaydedildi.
Yıl sonuna kadar devam edecek et ithalatında limanların da “Bakanlar Kurulu” kararıyla belirlendiği belirtildi ve “Şikayet konusu kokunun kaynağı limanımız değil” denilerek “kokunun tamamen canlı hayvan gemilerinden kaynaklanan doğal bir koku olduğu tespit edilmiştir” bilgisi verildi.
Belgemiz Bile Var, Biz Yeşili Severiz
Açıklamada ayrıca işletmeci firma olarak her türlü tedbirin alındığı, hatta “Yeşil Liman Sertifikası” bile alındığı ifade edildi. Koku bir taraftan tüm İskenderun’a yayılırken, “Limak İskenderun Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş.” çevreci, yeşilci ve çağdaş olduklarını ilan ettiği açıklamada şu satırlara yer verdi:
“… Sunulan hizmetlerde öncelikle insan sağlığı, temiz çevre ve kalite bütünlüğü, çağdaş teknolojiyi takip ederek sosyal sorumluluk anlayışı içerisinde çevreye duyarlı uluslararası kabul edilen kurallar ve standartlar gözetilmektedir. Ülkemizin vizyonu ve ülkemiz limanlarının uluslararası platformlarda istenilen seviyelere gelme çabalarına olumlu katkı sağlamak amacı ile yürütülen faaliyetlerimiz ‘Yeşil Liman Sertifikası’ ile belgelendirilmiştir.”
“Bizim Hayvanların Kokusu Başka”
“İskenderun Kasaplar Odası” Başkanı Nevzat Sert, “Gemiler yanaştığında ilaçlama yapılıyor mu? Hayvan dışkıları nereye dökülüyor?” diye sordu ve şu konuya dikkat çekti: “Biz de hayvancılık yapmaktayız. Çoğu arkadaşlar köylerde yaşıyorlar. Bizim hayvanların kokusu ile bu hayvanların kokusu son derece farklı. Bu gelen hayvanların iğrenç bir kokuları var. Bu angusların ben kasap olarak İskenderun’a indiğini görmedim. Hadi alsak ve eti millete ucuza yedirsek neyse, o da yok. Hepimiz çözüm için bir çalışma başlatmalıyız.”
Önerim “Cumhuriyet” Politikalarına Dönmek
“Akdeniz Tüccar ve Sanayici İşadamları Derneği” (ATSİAD) sekreteri M. Fatih Bereketoğlu ise, durumun ekonomi politik boyutuna dikkat çekti: “Biz yıllarca tarım ve hayvancılık anlamında kendine yeten bir ülkeydik. Ne oldu da 16 yılda bunların tamamını ithal eder duruma geldik? Bence sorun budur. ‘Cumhuriyet’in ilk yıllarında kendi kendimize yeten bir ülkeden, her şeyi ithal eden bir ülke konumuna geldik. Tarım, hayvancılık, sebzecilik ve diğer üretim sektörleri nasıl oldu da bir anda yok oldular? Benim önerimi tekrar ‘Cumhuriyet’in kurulduğu döneme dönmemiz ve o politikaları uygulamamızdır.”
Aydınlık Gazetesi - 17.07.2018, Salı
17.07.2018