14.07.2017 / Ordu’nun Derelerinde HES Tehdidi


Ordu’da inşaatı biten 2 “HES” devreye girdi.Yöre halkının karşı çıkmasına rağmen dereler üzerinde “HES” inşaatları devam ediyor. Köylüler hem geçim kaynaklarının ellerinden alınmasına hem de doğanın tahrip edilmesine tepkili…
HES Tehdidi
Çevreye verdiği zarara bakılmaksızın özel şirketler dere ve nehirlerin üzerine birbiri ardına “Hidroelektrik Santral” (HES) kuruyor. Ordu’nun Mesudiye halkı da “HES”lerin vermiş olduğu zararlardan dert yanıyor ve santrallere karşı tepkilerini “Aydınlık”la paylaşıyorlar. Kendisi de Mesudiyeli olan “Vatan Partisi Pendik İlçesi” Başkan Yardımcısı Hayati Güven ile ziyaret ettiğimiz Türk köyünde Kemal Erdoğan ile konuştuk. Erdoğan, “HES”in en çok zarar verdiği köylerden biri olduklarını dile getirerek durumu şöyle anlattı: “Burada ‘HES’ çalışması başladığında bu işe karşı çıktık. Dava açtık, kazandık fakat ‘ÇED Raporu’ düzenlediler, ‘olumlu’ karar çıkardılar. Bunun üzerine yeniden dava açtık, dava hala ‘Danıştay’da bekliyor. İtirazlarımız devam ederken ‘HES’ yapıldı, bitti. Türkiye’nin ve özellikle Karadeniz’in coğrafi konumu rüzgar gücüyle elektrik elde etmeye müsait. Ancak doğal yollarla enerji elde etmek yerine doğaya zarar vererek enerji elde etmeye çalışıyorlar. Birilerine en güzel yerleri rant alanı olarak verme derdindeler. Para uğruna yeşilliğin yok edilmesi kimsenin umrunda değil. Ancak bu vatan hepimizin. Cennet vatana herkesin kendi mülkü gibi sahip çıkması gerekiyor. Yeşillik adına sadece Karadeniz kaldı onu da özel şirketlerin iş sahasına çevirmeye çalışıyorlar.”

Balık Türleri Yok Oldu

Kemal Erdoğan, “HES”in köy halkına verdiği zararları ise şöyle dile getirdi: “Köyde ‘HES’ yapıldığından beri deredeki balık türleri yok oldu, ‘HES’in geçtiği bölgede ağaçlar susuz kaldığı için kurudu, 2 adet tarihi taş değirmeni yok edildi, arıcılık faaliyeti zarar gördü. Ekolojik denge zamanla bozulacak. Bu zamanla köyden kentlere göçü daha da artıracak. Köyünde üretemeyen insan ne yapacak, şehirlere göç edecek. Bunun yanı sıra ‘HES’ten elde edilen enerji bölgeye bile verilmiyor. Çelişkili bir durum var ki günde 5 defa burada elektrik kesiliyor. Madem santral yaptınız bölgenin elektriğini karşılayın. Hem suyumuzu aldılar hem de elektriğimiz yok!”

“Doğru Yere Yapılmasına Karşı Değiliz”

“Çavdar Köyü” de “HES”e tepkili. Köylülerden, Necmi Ünver, “Baldıran Deresi” üzerine yapılan santralin dereyi kuruttuğunu, ağaçları yok ettiğini ve bu yüzden santrala karşı olduklarını söyledi. Ünver şöyle konuştu: “Enerjiye ihtiyacımız var, bunu biliyoruz. Dışarıdan enerji satın almak yerine tabii ki kendi ülkemizde üretilmesini isteriz. Ancak doğru yerde doğru bir şekilde üretilmesi gerekiyor. Santralin doğru yere yapılmasına karşı değiliz. Akarsuyun geçtiği her yere ‘HES’ yapılmaz. Türkiye’de böyle bir algı var, akarsu görülen yerde iliğini kurutuyoruz. Doğaya zarar verilerek yapılan santrala karşıyız biz. Ecevit’in köy-kent projesi kapsamında ‘Baldıran Deresi’ üzerinde balık tesisi kurulacaktı. Yüzlerce kişiye iş istihdamı sağlanacaktı. Kalkınma köylerden başlayacaktı. Ancak şu an köyde iş imkanı yok, ‘HES’lerle birlikte bu umut da ortadan kalkıyor.”

“Dava Devam Ederken ‘HES’ Oldu Bitti”

Bölgedeki “HES” davalarını takip eden avukat Alptekin Ocak, özel şirketlerin Ordu’daki dereler üzerinde büyük rant planları olduğunu söyledi. Ocak, şöyle devam etti: “Sürecin başından beri köylülerin yanındayım ve davaları takip ediyorum. ‘HES’ yapmak için hukuk dışı yollar uygulandı. Ordu ve Boztepe ‘HES’ (Mesudiye Melet ırmağı), Murat, General HES (Mesudiye Baldıran deresi) kuruldu. İki dava açtık. Mahkemede davayı kazanmamıza rağmen yeni bir ‘ÇED’ raporu çıkardılar ve santralı yaptılar. Şirketin çevreye verdiği zararı belgelerle kanıtladık ama görmezden geldiler. ‘Danıştay’da ‘ÇED’ davamız devam ederken santral kuruldu ve işletme haline getirildi. Akarsuların yok olmasına neden olacak projelerin ardı arkası kesilmiyor. İşin kötü yanı mahkeme de şirketlerin lehine kararlar veriyor. Mesudiye bölgesinde 15’ten fazla ‘HES Projesi’ var. Hepsi teker teker uygulanacak.”

“Karadeniz’in En Büyük Kaynağını Yok Ediyorlar”

Hayati Güven: “Köyümüzün çok güzel bir coğrafyası var. Ecevit’in ‘Köy-Kent Projesi’ 15 yıldır iktidar olan hükümet tarafından rafa kaldırıldı. Üzerine özel şirketlere bölgeyi peşkeş çekerek ‘Mesudiye’yi kuraklaşmaya mahkum ediyorlar. Atalarımız bize bu cennet mirası bırakmışlar. Bu mirasa sahip çıkmak bizlerin asil görevidir. ‘Karadeniz’in en büyük kaynağı su kaynaklarıdır. Onları para uğruna yok etmeye çalışıyorlar.”

Aydınlık Gazetesi - 14.07.2017, Cuma (Müjde Oktay)