12.07.2017 / Cerattepe Madenciliğe Kurban Edilmemeli


“TEMA Vakfı Yönetim Kurulu” Başkanı Deniz Ataç, “Danıştay”ın onama kararının ardından “Cerattepe”de önü açılan madencilik faaliyetlerinin dönüşü olmayan zararlar vereceğini vurguladı.
Cerattepe
Artvin’in “Kafkasör Yaylası Cerattepe Mevkii”nde madencilik faaliyetleri için “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı”nın verdiği “Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Olumlu” kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle açılan Türkiye’nin en büyük çevre davasında, “Rize İdare Mahkemesi”nin bölgede madencilik yapılabileceğine dair verdiği karar geçtiğimiz hafta “Danıştay” tarafından onandı. “Danıştay”ın onama kararıyla “Cerattepe”de madencilik faaliyetlerinin önü açıldı.

“Danıştay”ın kararını değerlendiren “TEMA Vakfı Yönetim Kurulu” Başkanı Deniz Ataç, “Maalesef karar bölgenin madenciliğe açılması yönünde. Verilen bu kararı üzüntüyle karşıladık. Çünkü ‘Cerattepe’ çok kıymetli ve eşsiz doğal varlıklara sahip bir bölge. Bu değerin bilincinde olan Artvinliler 1987’den bu yana yaşam alanlarını korumak ve doğal varlıklara sahip çıkmak amacıyla madencilik faaliyetlerine karşı hukuki çalışmalar yürütüyordu. 30 yıldır devam eden hukuki süreçte bölgede madencilik yapılamayacağına dair verilen kararlara rağmen ‘Danıştay’ böyle bir karar aldı” dedi.

“Üstü Altından Daha Değerli”

Madencilik faaliyetlerinin Artvin’e büyük zararlar vereceğini kaydeden Ataç, “Artvin’in doğal varlıkları yeraltı kaynaklarından çok daha değerlidir. Artvin ve doğası korunduğu takdirde Türkiye’nin ekonomik gelişimine büyük katkılar sağlayacak bir potansiyele sahiptir. Artvin’e ve doğasına zarar verecek, geleceğini karartacak madencilik faaliyetleri yerine ormanlarını, biyolojik çeşitliliğini, toprağını, suyunu koruyacak politikalar ve uygulamaları konuşmalıyız. Gelecek nesillere de ait olan bu varlıkları çok kısa vadeli kazançlar için kullanmaya hakkımız yok” ifadelerini kullandı.

Aydınlık Gazetesi - 12.07.2017, Çarşamba