01.06.2019 / ‘Orman Yangınını Yasaklarla Önleyemeyiz, Orman Yangınları Sevgiyle Önlenebilir’


“Türkiye Ormancılar Derneği Batı Akdeniz Şubesi” Başkanı Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, havaların ısınmasıyla birlikte başlayan orman yangınlarına karşı uyardı. İnsanların ormana girmesini yasaklamanın orman ve insan arasındaki ilişkiyi bozduğuna dikkat çeken Neyişçi, “Orman yangınlarını sevgiyle önleriz, yasaklarla değil” dedi.
Neyişçi, Tuncay
Havaların ısınmasıyla birlikte ormanlık alanlarda çıkan yangınlarla mücadele konusunda “Türkiye Ormancılar Derneği Batı Akdeniz Şubesi” Başkanı Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, “Sözcü Gazetesi”ne açıklamalarda bulundu.

İnsan kaynaklı orman yangınlarına karşı alınan önlemlerde özellikle insan-orman arasındaki ilişkinin olumsuz yönde etkilendiğini belirten Neyişçi, “Haziran ayı itibariyle orman yangınları sezonuna giriyoruz. Onun içinde Valilik ve ‘Orman Bakanlığı’ çok haklı olarak orman yangınlarına dikkat çekmek için kampanyalar yürütecekler. Ancak 1 hafta sonra duyacağız ‘Ormanlara girmek yasaktır' uyarılarını. Neden yasak çünkü insanlar orman yangınlarının sebeplerinden biridir. Peki biz insanlara yasaklar koymak yerine, ormanlarda nasıl davranılması gerektiği konusunda bilinç oluşturmaya çabalamıyoruz? İnsanların piknik alanlarına ihtiyacı var. Ancak yasak olduğu için kaçak şekilde ailesiyle ormanda piknik yapıyorlar. Yakalanma korkusuyla çoğu zaman ateşi bile doğru düzgün söndürmeden kaçıyor. Biz bu yüzden diyoruz yasakla bunların önüne geçilmesi mümkün değildir” dedi.

“Orman Sevgisiyle Yangınları Önleriz”

Özellikle insan kaynaklı yangınların en aza indirilmesi için vatandaşların bilinçlendirilmesi ve ormanları sevmesinin şart olduğunu dile getiren Neyişçi, “Orman Bakanlığı’ her yıl orman yangınları için ciddi bütçe ayırıyor, bu bütçenin çok azı ile vatandaşların özellikle yaz aylarında doğa ile buluşması sağlanabilir. Yetkililerin oluşturacağı bu alanlarda vatandaşlar piknik, gezi gibi doğal yaşam ihtiyaçlarını giderebilir. Bu alanlarda orman yangınları konusunda eğitimler verilmesi ve insan-orman barışı sağlanması hedeflenmelidir. Ormanı seven vatandaşlar gerçekten orman yangını gördüğünde ciğerlerinin yandığını hisseder ve daha duyarlı olur. Aksi takdirde sürekli yasaklandığı, uyarıldığı ormanların yandığını duyduğunda vatandaş ne yazık ki aynı hisle ciğerlerinin yandığının farkına varamıyor. Orman yangınlarını sevgiyle önleriz, yasaklarla değil” diye konuştu.

Anız yakılmasına da değinen Neyişçi, “Düşük enerjili anız yangınının ormana sıçramasını önleyecek ucuz ve basit yöntemler ile sağlanması mümkündür. Vatandaşların denetimli anız yakması ve eğitilmesiyle bu sorun ortadan kalkacaktır. Ayrıca ormanla iç içe köylerin de yangınlara yol açmayacak şekilde yalıtım malzemeleriyle dönüşüme uğraması gerekir. Bu önlemler, köylerde başlayan yangınların ormanlara sıçramasını engeller” dedi.

Yangın Sonrası Ağaçlandırma Önemli

Orman yangınlarının ardından ağaçlandırmanın önemini vurgulayan Neyişçi, “Bir yerde orman yangını çıktığı zaman ‘Orman Bakanlığı’, hemen ertesi sene burayı ağaçlandırmak zorundadır. Ancak yanan yerlerin yerinde oteller gördüğümüz gibi son dönemlerde ağaçlandırıldığını da görmekteyiz” ifadelerini kullandı.

Sözcü Gazetesi - 01.06.2019, Cumartesi (Şeyma Ulusoy)